Soğanı muhafaza etmek amacıyla geleneksel yöntem; topraktan çıkarılan soğanların saplarıyla kurutulmasının sonrasında serin bir kiler, mağara yâda karanlık bir depoda tüketilene kadar bekletilmesi yöntemidir. Bu tip ilkel depolamada maalesef % 40 ile % 80 arasında fire verilmektedir. Artık bu tür firelere maalesef ne ekonomi bilimi ne de ihtiyar dünyamız izin veriyor.

Soğan, hasat edildikten sonra derhal soğuk depoya konup saklanamıyor. Önce soğanı kurutmak gerekiyor. Birkaç gün süren bu sürecinden sonra olgunlaştırma evresi geliyor. Soğanın kabuk oluşumunu teşvik edip kabuğunun o çeşide özel rengini alması amacıyla oluşturulan Olgunlaştırma sürecinden sonra olgunlaşan soğanların ısısı her gün maksimum 0.5 derece düşürülerek depoda yavaş yavaş soğuk saklama ısısına getiriliyor.

Soğan, soğuk depolarda türüne göre değişiklik göstererek 0 dereceyle 2 derece arasında saklanıyor. Soğan çağdaş soğuk depolarda 10 aya kadar firesiz saklanabiliyor. Soğan depolarında havalandırma hayati ciddiye sahiptir. Depolamadan sonra piyasaya çıkacak soğanlar depodan derhal sevk edilmiyor, bir hafta boyunca denetimli olarak bölge ısısına ısıtılıp üstünde yoğuşma olması engelleniyor.

Ancak dünyada imal edilen 100 milyon ton soğanın yalnızca 20 milyon tonu bu çağdaş metodlarla saklanırken soğanın fire vermesi alışkanlığı maalesef sürüyor.